Yenilenebilir enerjiden ilham alan mimari tasarımlar

24 Kas 2017

Cybertecture Egg

Yenilenebilir enerji konusu, gün geçtikçe daha çok disiplinin içinde yer almaya devam ediyor. Otomotivden, aydınlatmaya, şarj cihazlarından, toplu taşımaya kadar geniş bir yelpazeye yayıldı. Yenilenebilir enerji teknolojisi sınırlarını giderek daha çok artırıyor ve evlerin, binaların, stadyumların, gökdelenlerin ve gelecekteki şehirlerin enerji açısından bağımsız ve sürdürülebilir olması giderek daha da önem kazanıyor. Bu denli hayatımızın bir parçası olan yenilenebilir enerji, mimarinin de başlıca konuları arasında. Artık güneş panellerini bir binanın dışına sarmaktan çok daha öte mimari yöntemler gelişti, gelişiyor. Artık yenilenebilir enerji gözü olan yeşil mimarlar yetişiyor ve bu yeni yöntemleri geliştirmek için çalışıyor. Aslında, yenilenebilir enerjili mimarinin altın çağının eşiğinde olduğunu söyleyebiliriz.

Mimarlar, güneşe ve rüzgâra maruz kalmanın nimetlerinden en üst düzeyde yararlanmak istiyor. Ama bunu mimarinin hem estetikliğinden fedakârlık etmeden hem de teknik açıdan ısıyı rahatça dağıtan bir sistemi nasıl tasarlayacakları konusunu düşünerek gerçekleştirmek istiyor.

Günümüzde güneş enerjili pek çok mimari yapı görebiliriz. Fakat dünyadaki en muhteşem yenilenebilir enerji mimarisinin örneklerine bakarsak, mimarların aslında bizi etkileyecek yapıları tam da istedikleri şekilde yapmaya başladıklarını görebiliyoruz.

İşte o muhteşem yapılardan birkaçı;

Dezhou Solar City

Çin deyince akla yoğun fosil yakıt kullanımı gelse de yavaş yavaş güneş ve rüzgâr enerjisi kullanımı kendini göstermeye başladı. Bunun yanı sıra, Çin dünyanın en büyük güneşle elektrik sağlayan binasına ev sahipliği yapma unvanını da kazandı. Çin’in kuzeybatısında Shangdong bölgesindeki Dezhou şehrinde bulunan 75 bin m2 üzerine kurulu bu yapı; dünyanın güneş enerjisi ile çalışan en büyük binası.

Dünyanın en büyük güneş enerjili binası olarak nitelendirilen Dezhou'da inşa edilen bu bina, güneş saatine benzemek üzere tasarlandı. Yapı, 4. Dünya Güneş Şehri Kongresi için apropos mekanı olarak da görev yapıyordu.

Bu akıllı yapı antik güneş saatlerinin şeklini anımsatıyor. Birçok oda, sergi salonları, toplantı salonları, eğitim merkezi, bilimsel araştırma merkezi ve sürdürülebilir bir otel içeren yapı yenilenebilir enerji ile çalışıyor. Çin’deki güneş ve ay karakterlerini içeren ve beyaz dış yüzeyi ile temiz enerjiyi temsil eden binada, temiz enerji mantığını sadece büyük güneş toplaçlarında değil, tüm bina kompleksinde görmek mümkün.

İnşaatında sadece yüzde 1 çelik kullanılan yapıda, ileri teknoloji çatı ve duvar izolasyonları “milli enerji tasarruf standartlarında olması gerekenden” yüzde 30 daha az enerji tüketiyor. Binada patentleri birkaç yıldır alınmış olan öncü güneş enerjisi ve enerji tasarrufu teknolojileri kullanılıyor. Binaya yerleştirilen 5 bin m2’lik güneş panelleri ile ihtiyaç duyulan enerjinin yüzde 95’i alternatif enerji kaynaklarından sağlanıyor. Yapıda güneş enerjisiyle çalışan sıcak su, desalinasyon (tuzdan arındırma) tesisi ve güneş enerjisi temalı bir park bulunuyor.

5,5 milyon nüfusa sahip bu şehirde, yapıların büyük çoğunluğunda su ısıtmak için güneş toplaçları mevcut. Şehir genelinde de sokak ışıklarının aydınlatılmasından turistik arabaların ışıklandırılmasına, güneş enerjisi kullanımına sık rastlanılıyor. Greenpeace’in istatistiklerine göre 2007 yılında Dezhou’da 800 bin kişi güneş paneli endüstrisinde çalışıyordu. Greenpeace tahminlerine göre bu rakam 2020 yılında 1 buçuk milyon kişi olacak.

Bina, gelişmiş çatı ve duvar yalıtımı kullanılarak ulusal standartlara göre yüzde 30 daha fazla enerji tasarrufu sağlamak üzere tasarlandı.

Güneş Gemisi Sonnenschiff ve Freiburg Güneş Şehri

Tükettiğinden daha fazla enerji üreten bir yerleşim yeri inşa etmek bireysel yapılardan bambaşka ve bütünleşik bir yöntem. İşte tam da Rolf Disch'in tasarımcıları, Almanya'nın Freiburg kentindeki Güneş Şehri ile yapmış oldukları yöntem bu.

Almanya’da güneş gemisini ve güneş şehrini barındıran bu ekokent, tükettiği enerjinin 4 katı enerji üretme potansiyeline sahip. Ekokent, 59 evi barındıran Güneş Şehri ve Güneş Gemisi denilen bir ticari ahşap binayı barındırıyor ve proje 11 bin m2’lik bir alana kurulu.

Çevre dostu bir tasarıma sahip olan ekokentte, yağmur suyu kullanımı yapılıyor ve yalıtım teknolojisi sayesinde ısıtma soğutma enerji kayıplarının azaltılması sağlanıyor.

En dikkat çekici özellik ise fotovoltaik güneş panelleriyle kaplı çatılar. Tüm çatılar güney cephesine yerleştirilmiş standart büyük fotovoltaik panellerle kaplıyken, şebekeye bağlı tüm fotovoltaik sistemin kapasitesi 445 kWp. Çatı alanının artırılması ve fotovoltaikler için ek alan oluşması için düz çatı tasarımları, asimetrik beşik çatıya çevrilmiş. Hizmet binası ve teraslı evler için de şet çatı yapısı kullanılmış. Her iki çatı sisteminde de güney cephede panellerden oluşan geniş çıkıntılar var; bu sayede yaz aylarında bu cephede gölge elde ediliyor. Çatılar yağmur suyunu geri dönüştürecek sisteme sahip; bu sistem bahçe sulamayı sağlarken, binada geri dönüştürülen suların da tuvaletlerde kullanılmasına imkân tanıyor. Yıllık enerji üretimi 420 bin kilowatt-saat. Bununla birlikte enerji verimli evler, birincil enerji kaynaklarından yıllık 2 milyon kilowatt-saat tasarruf sağlıyor. Bu da yıllık 200 bin litre petrole denk geliyor.

Evler pasif ısıtma standartlarında ve pasif güneş ısıtmasından olduğu kadar, gün ışığından da en iyi biçimde faydalanmak üzere tasarlanmış. Tecrübeli mimar, geleneksel çatı sistemleri yerine geniş fotovoltaik paneller kullanarak enerji verimli evler elde etmiş ve artı enerji evleri (plus energy houses) tabirini literatüre katmıştır. Bu evler, klasik müstakil ev fiyatlarından sadece yüzde 15 fazla fiyata sahip ve azaltılan enerji tüketimi, kısa sürede bu fiyatı telafi edebilmektedir.

Çatılarında fotovoltaik paneller olan bu yapılar, sürekli enerji üretimi yapmak amacıyla yola çıksa da sonucun bu kadar iyi olacağı düşünülmüyordu. Proje sonucunda, Schlierberg bölgesinde tüketilen enerjinin dört katı enerji üretiliyor. Sistem şebekeye bağlı ve ihtiyaç üstü üretilen enerji şebekeye aktarılıyor.

Almanya’nın bölge güneş enerjisi kullanımı, elektrik almanın en sürdürülebilir yollardan birini bu etkileyici güneş mimarisiyle gerçekleştirdi ve bu anlamda örnek oldu.

Cybertecture Egg

Hindistan, Mumbai’de inşa edilen Cybertecture Egg, sürdürülebilir mimarinin etkileyici özelliklerini barındıran bir tasarım olarak göze çarpıyor. Yapı konseptini tasarlarken, James Law Cybertecture International'daki tasarımcılar "dünyayı hayatın gelişmesine izin veren bir ekosistem” olarak düşünmeyi ilke edinerek yola çıkılmış. Tasarım uluslararası pek çok ödüle layık görülmüş, inovasyon alanındaki önemli mimari çalışmalardan biri haline gelmiştir. Yapı, aynı zamanda siber mimarinin de öncü tasarımları arasında yer alıyor. Yapı, 13 katlı ve 33 bin m2 ofis alanına sahip; 400 araçlık park yeri mevcut.

Akıllı ve yenilenebilir mimari sistemiyle Cybertecture Egg, sakinlerine en iyi yaşam ve çalışma koşullarını sunuyor.

Ofis binasının yumurta şekli sadece estetik bir görüntü için tasarlanmamış; tasarım ısı kazanımını düşürerek ve enerji yüklerini düşürerek bina içerisindeki sıcaklıkları ayarlamaya yarayan pasif güneş tasarımı kullanmaktadır. Hem bina gölgelemesi hem de doğal bir estetik sağlamak için bahçeler de dahil edilmiştir. Buna, binanın soğutulmasına yardımcı olan, yumurtanın üst ucunda yükselen bir bahçe de dahildir. Bahçeler aynı zamanda dış cephe soğutulmasında kullanılıyor.

Bina, güneş panelleri ve çatı rüzgâr türbinleri ile güçlendirildi ve kendi suyunu hasat ederek bahçe sulaması yapabilir şekilde tasarlandı. Kendi içinde gökyüzü bahçelerinden akıllı cam cephe uygulamalarına, fotovoltaik güneş çiftliklerinden çatısında bulunan rüzgâr türbinlerine kadar yenilenebilir enerjinin nimetlerinden sonuna kadar yararlanan bir mimarlık eserini görebiliyoruz.

Vertical Village

Dubai, sıradışı ve fütüristik mimarisi ile biliniyor ancak en son mimari eğilimi sürdürülebilir dev bir yapı kompleksi tasarımı olarak göze çarpıyor. Graft Lab'daki mimarlar tarafından tasarlanan Vertical Village, eşi benzeri görülmemiş yapılardan biri.

Yapı, toplamda 31 blok ve 1041 konuttan oluşuyor. Bina, tamamen güneş enerjisinden maksimum faydalanmak üzerine tasarlanmış.

Yapının güneş paneli dizileri Dubai güneşinde parıldıyor ancak Vertical Village tasarımının gerçek dehası, her şeyin aynı anda güneş yakalamayı en üst düzeye çıkarırken binayı serin tutmak için nasıl konumlandırıldığına bağlı. Mimarlar, binayı doğu – batı ekseninde birbirine gölgeleme yapacak bir şekilde inşa etmiştir. Yapının tabanında asılı olan "jettisoning" duvarlarının her biri, panellerini güneşin üzerine götürürken gölge sağlamak için de mükemmel bir uyum içindedir. Yapının çatısında enerji kanalları yaprak damarlarından ilham alınarak tasarlanmış, böylece sistem hem binanın sıcak su ihtiyacını karşılıyor hem de iklimlendirme sisteminin bir parçası olarak çalışıyor.

Farklı yerlerden farklı tasarımsal görüntülere de sahip olan Dikey Köy, yenilenebilir enerjinin ve sürdürülebilir mimarinin mihenk taşlarından biridir.

Chicago Solar Tower

Yenilenebilir enerjili mimari tasarımları incelerken, Zoka Zola Architects tarafından Chicago'da güneş kulesi olarak inşa edilen Chicago Solar Tower’a göz ardı etmemek gerekiyor. Bu gökdelen, gün boyunca güneşi takip etmek için ayçiçeği gibi dönen güneş takip sistemiyle donatılmış panellere sahip. Paneller binanın zeminlerine gölge sağlamak için dikkatli bir şekilde yerleştirilmiş ancak genel mimari görünümü de engellemiyor.

Kaohsiung National Stadium

Stadyumlar neredeyse her zaman büyük enerji domuzcuklarıdır ve genellikle sürdürülebilir mimarinin fakir örneklerini hazırlarlar. Bununla birlikte, kuralın bir istisnası, Tayvan'daki bu görkemli, ejderhanın şekillendirdiği arenada, dış yüzeyini kaplayan güneş panellerinden gelen elektriğin yüzde 100'ünü üretiyor.

Toyo Ito tarafından tasarlanan Kaohsiung Ulusal Stadyumunun enerji üretimi, 3.300 ışık ve iki jumbo görüntü ekranı için yeterlidir. Belki de en etkileyici olan stadyum tamamen açılabilmesi için sadece 6 dakika sürüyor.

Oyunlar her gün stadyumda oynanmadığından, bina komşu alanın enerji gereksinimlerinin neredeyse yüzde 80'ini karşılayabilen 'kapalı' günlerinde bir enerji santraline dönüştürülür.

Almeisan Tower

Dubai'deki Za'abeel Parkı için mimar Robert Ferry tarafından tasarlanan bu çarpıcı kule, yalnızca kendi enerjisini değil, Za'abeel Park'ın geri kalanını da çalıştırmak için yeterli enerjiden fazlasını sağlayacaktı. Tasarım, kuleyi üst platformda konumlandıran ve güneşi izlemek için döndürülen 224 büyük helyostatik cilalanmış aynalar içeriyor. Aynalar daha sonra parlak ışın demetlerini kulenin ucundaki merkezi bir toplayıcıya yansıtmaktadır. Bu büyütülmüş güneş ışığı daha sonra bir türbini çalıştırmak için buhar üretmek için kullanılırdı.

Kule aynı zamanda bir kültür merkezi için mekan sağlayacaktı. En yakınında bir gözlem platformu muhteşem manzara sunacaktır.

Kaynak: www.revmodo.com   |     www.inhabitat.com |    www.gaiadergi.com | www.onedio.com

http://www.revmodo.com/environmental/8-stunning-examples-of-solar-architecture/#prettyPhoto