Araştırma: “Türkiye’nin 4’te 3’ü İklimden Endişeli, Büyük Çoğunluğun İlk Tercihi İse Güneş Enerjisi”

05 Jun 2018

iklim değişikliği

İklim Haber ve Konda Araştırma Şirketi iş birliği ile gerçekleştirilen, “Türkiye’de İklim Değişikliği Algısı ve Enerji Tercihleri Araştırması”, kamuoyunun iklim değişikliği konusunda ne düşündüğünü ve enerji tercihlerinin neler olduğunu ortaya koyuyor. Türkiye çapında, 2595 kişiyle yüz yüze yapılan anket çalışmasına göre, toplumda iklim değişikliğinin yaşandığı konusunda büyük oranda konsensüs (%86) var ve toplumun 4’te 3’ü iklim değişikliği konusunda endişeli olduğunu ifade ediyor. Türkiye’nin enerji konusunda tercihi ise büyük oranda güneş ve rüzgâr olarak ortaya çıkıyor.

Araştırma çerçevesinde katılımcılara, 2017 yılında European Social Survey (Avrupa Sosyal Anketi) tarafından 18 ülkede sorulan “İklim değişikliği konusunda endişeli misiniz? Ne kadar endişelisiniz?” sorusu Türkçeleştirilerek yöneltildi. Görüşülen kişilerin %25’i “çok endişeliyim”, %50’si ise “endişeliyim” yanıtını veriyor. Bu sorudan elde edilen veriler diğer Avrupa ülkeleriyle kıyaslandığında, Türkiye’nin bu soruya oldukça yüksek oranda “endişeliyim” dediği ortaya çıkıyor.

10 kişiden sekizi “iklim değişikliği var” diyor

Araştırma kapsamında katılımcılara yöneltilen ilk soru ise “Küresel ısınmanın yaşandığını düşünüyor musunuz?” oldu. Katılımcıların %86,8’i bu soruya evet yanıtı verirken, %10’u hayır yanıtını veriyor. %3,2’lik kesim ise soruya yanıt vermemeyi tercih ediyor. Burada iklim değişikliği konusunda Türkiye’de önemli bir konsensüs olduğuna dikkat geçmek gerekiyor: Birçok konuda ayrışma ve bölünme yaşanan bir toplumda, siyasi tercihler, ekonomik durum ve sosyal konum fark etmeksizin, her 10 kişiden en az 8’i "iklim değişikliği yaşanıyor” diyor.

Türkiye’de “afetler ve düzensiz hava olayları artmadı” diyen yok  

Bilimsel araştırmalar; iklim değişikliğinin aşırı hava olaylarını ve meteorolojik afetleri artırmaya başladığını ortaya koyuyor, son yıllarda Türkiye’de sel ve benzeri afet olaylarının hem etkisinde hem sıklığında artış olduğunu gösteriyor. Araştırma çerçevesinde “Türkiye’de sel, fırtına, aşırı sıcaklık, kuraklık gibi düzensiz hava olaylarının arttığı mı yoksa azaldığı mı” sorusuna, katılımcıların %76,3’ü “arttı” diye yanıt verirken, sadece %6,5’lik bir kesim “azaldı” diye yanıt veriyor.

Türkiye’nin tercihi güneş ve rüzgâr

İklim değişikliğine neden olan fosil yakıtların en çok kullanıldığı sektörlerin başında elektrik üretimi geliyor. Enerji santralları, Türkiye’de de son yıllarda gündeme en çok gelen konuların başında. Çalışma çerçevesinde, kamuoyunun bu konuda da ne düşündüğünü öğrenmek amacıyla sorular yöneltildi. Sorulara verilen yanıtlar, Türkiye’nin tercihinin açık ara güneş ve rüzgâr olduğunu gözler önüne seriyor.

“Farz edelim ki yaşadığınız yerin yanında bir enerji santralı yapılacak, hangi iki santralı öncelikli olarak tercih edersiniz?” sorusuna verilen yanıtlarda güneş enerjisi %70,5 ile ilk sırada yer alırken, rüzgâr enerjisi ise %52,8 ile ikinci sırada yer alıyor. Aynı soru en çok karşı çıkacakları enerji santralları hangileri olarak değiştirip sorulduğunda ise nükleer %68,2 ile ilk sıraya yerleşirken, kömür %53,1 ile ikinci sırada bulunuyor. Güneş ve rüzgâr enerjisine karşı olanlar ise yok denecek kadar az. (Sırasıyla %1,6 ve %2,1).

 “Hükümetler harekete geçmiyor”

Anket çerçevesinde European Social Survey kapsamında yöneltilen başka bir sorudan daha yararlanıldı ve katılımcılara “Sizce iklim değişikliğini azaltmak için yeterli sayıda ülke hükümetinin harekete geçme ihtimali ne kadar var?” sorusuna yanıt vermeleri istendi. Sonuçlar, Türkiye’de yaşayanların iklim değişikliğine karşı verilen küresel mücadelede hükümetlerin yeterli çabayı göstermediği ve göstermeyeceklerini düşündüğünü ortaya çıkarıyor. Toplumun dörtte biri iklim konusunda gerekli önlemlerin alınacağına hiç ihtimal vermiyor. Neredeyse her iki kişiden biri, bu konuda ülkelerin harekete geçeceğine, gereğini yapacağına inanmıyor.

Bu sorudan yola çıkarak benzer bir soru Türkiye hükümeti özelinde soruldu. Sonuçlar politik parti tercihlerine, hayat tarzı ve ekonomik durumlarından bağımsız olarak, iklim değişikliği konusunda Türkiye’nin de yeterli çabayı göstermeyeceğine inanıldığını ortaya koyuyor.  Toplumun dörtte biri ülkemizde de iklim konusunda gerekli önlemlerin alınacağına hiç ihtimal vermiyor. Neredeyse her iki kişiden biri de, bu konuda Türkiye’nin harekete geçeceğine, gereğini yapacağına ya hiç ihtimal vermiyor ya da çok düşük bir ihtimal olduğunu ifade ediyor.