Küresel Ekonomi ve İklim Komisyonu Açıkladı: İklim Eylemi 2030 Yılına Kadar 26 Trilyon ABD Doları Sağlayabilir

05 Eyl 2018

kuresel iklim

Küresel Ekonomi ve İklim Komisyonu (Global Commission on the Economy and Climate) tarafından yayınlanan kapsamlı bir rapor, daha temiz ve iklime duyarlı (climate-smart) büyümenin faydalarını önemli oranda azımsadığımızı ortaya koyuyor. Cesur iklim eylemleri, baz (BAU) senaryoyla kıyaslandığında, 2030 yılına kadar en az 26 trilyon ABD dolarlık ekonomik fayda sağlayabilir.

Rapora göre, son on yılda, teknolojide ve piyasalarda yaşanan büyük ilerlemeler yeni bir iklim ekonomisine geçişin başını çekti. Bu geçişin istihdam, ekonomik tasarruflar, rekabet ve pazar fırsatları ve küresel refah açısından somut faydaları olduğu ortaya konuluyor. Bu değişim tüm dünyada çok sayıda şehir, hükümet, şirket, yatırımcılar ve diğer aktörlerin katılımıyla ivme kazanıyor olsa da, henüz hala yeterince hızlı değil.
 
Eski Nijerya Maliye Bakanı ve Küresel Komisyon Eş Başkanı Ngozi Okonjo-Iweala “Şu anda eşsiz bir “kullan ya da kaybet” anındayız. Politika yapıcılar ayaklarını frenden çekmeli, yeni büyüme hikayesinin zamanının geldiğinin ve beraberinde ekonomide ve piyasada heyecan verici fırsatlar getirdiğinin sinyalini net olarak vermelidir. Şu anda kararlı davranırsak, karşımızda 26 trilyon ABD doları ve daha sürdürülebilir bir gezegen fırsatı var” dedi.
 
“21. Yüzyılın Kapsayıcı Büyüme Hikayesinin Önünü Açmak” Raporu New York Birleşmiş Milletler’de gerçekleştirilecek tanıtımla Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’e sunuldu. Rapor, San Francisco’da yapılacak Küresel İklim Eylemi Zirvesi’nden bir hafta önce yayınlanıyor.
 
Unilever CEO’su ve Küresel Komisyon Eş Başkanı Paul Polman: “Ülke, bölge, şehir, şirket, yatırımcı ve vatandaşların başını çektiği ivme artık durdurulamaz zira iklim değişikliğine karşı cesur adımlar atanlar şimdiden somut faydalarını görmektedir. Ancak, bu yeni düşük karbonlu büyüme yaklaşımının tüm ekonomik faydalarının önünü açmak ve iklim değişikliğini engellemek istiyorsak hem kamu hem de özel sektör içinden ekonomi ve finans liderlerinin daha da fazlasını gerçekleştirmeleri ve bunu hızla yapmaları gerekmektedir” diyor.
 
Rapor enerji, şehirler, gıda ve toprak kullanımı, su ve sanayi olmak üzere beş başlıca ekonomik sistemdeki fırsatlara vurgu yapıyor ve bu sistemleri kapsayan iddialı eylemlerin:

  • Baz senaryoyla (BAU) karşılaştırıldığında, net ekonomik faydalar sağlayabileceğini,
  • 2030 yılına kadar 65 milyonun (Birleşik Krallık ve Mısır’ın toplam istihdamı) üzerinde düşük karbonlu yeni iş imkanı yaratabileceğini,
  • 2030 yılına kadar, hava kirliliğine bağlı 700.000 erken ölümü engelleyebileceğini ve 2030 yılına kadar, sadece teşvik reformu ve karbon ücretlendirmeyle, diğer kamu öncelliklerine yatırım yapmakta için ya da çarpık vergi sistemini düzeltmekte kullanılabilecek ve bugünün Hindistan GSYİH’sına denk gelen 2,8 trilyon ABD doları değerinde kamu geliri üretebileceğini ortaya koyuyor.

 
“London School of Economics, Ekonomi Profesörü ve Küresel Komisyon Eş Başkanı Lord Nicholas Stern “Bu yeni büyüme hikayesinin çok güçlü dinamikler içerdiğini artık görebiliyoruz: Yenilikçilik, yaparak öğrenmek ve ölçek ekonomileri. Daha da ötesi, bu yeni büyüme hikayesi bize hareket edebileceğimiz, nefes alabileceğimiz ve üretken olabileceğimiz, temiz ve verimli altyapısının yanında sık ve aşırı iklim olaylarının etkilerini kaldırabilen şehirler ve daha verimli, güçlü ve dayanıklı ekosistemler sunuyor. Mevcut ekonomik modeller hem güçlü dinamikleri hem de yeni teknoloji ve yapıların etkilerini göz ardı ediyor. Dolayısıyla, bu yeni büyüme hikayesinin faydalarını epeyce azımsadığımızı biliyoruz. Ayrıca, iklim değişikliği risklerinin muazzam büyüklükte olduğu ve geri dönülmezlik noktasına hızla yaklaştığımız artık her zamankinden daha açık ve net” diyor.
 
Küresel Komisyon hükümetler, iş ve finans dünyası liderlerine önümüzdeki 2-3 yıl içinde aşağıda belirtilen dört cephede eyleme geçilmesini önceliklendirilmesi gerektiğini vurguluyor:

  • Karbon ücretlendirme çabalarını hızlandırmak ve zorunlu iklim ilişkili finansal risk beyanına geçilmesi;
  • Sürdürülebilir altyapı yatırımlarının hızlandırılması;
  • Özel sektörün gücünü dizginlemek ve yenilikçiliğinin önünü açmak;
  • Kazanımları eşitçe bölüşen ve geçişin adil olmasını temin eden insan odaklı bir yaklaşım inşa edilmesi. 

 
New Climate Economy Program Direktörü ve raporun başyazarı Helen Mountford: “Bu raporun amacı bu yeni büyüme patikasına geçişin nasıl hızlandırılabileceğini göstermek. Rapor, bunu gerçekleştirmenin faydalarını, bizi bekleyen zorlukları ve daha güçlü, daha temiz ve daha adil bir büyümenin tüm ödüllerinden yararlanmak için süreci hızlandıracak etkenleri ve eylemleri ortaya koyuyor”
 
Meksika Eski Cumhurbaşkanı ve Komisyon’un Onursal Başkanı Felipe Calderon: “Bu bir rapordan çok daha fazlası. Daha iyi bir büyüme ve daha iyi bir iklimi nasıl gerçekleştirebileceğimize dair bir manifesto. Daha adil, daha güvenli ve daha sürdürülebilir bir dünya için kararlı yönetim, yasa, yenilik ve yatırım yapma zamanı.”
  
Küresel Komisyon Üyelerinden Açıklamalar
 
Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu Genel Sekreteri Sharan Burrow: “Kararlılıkla sürdürülen iklim eylemleri 2030 yılına kadar 65 milyon yeni iş imkanı yaratabilir. Düşük karbonlu ekonomi dönüşümü yönetilirken, etkilenen iş gücü ve topluluklar açısından bunun sadece bir geçişten ibaret olduğu teminat altına alınmalıdır. Aynı şekilde, kentleşmeden ve sanayi, altyapı, ulaşım ve hizmetlerde daha temiz bir büyümeden kaynaklanan fırsatlar da iyi iş imkanları yaratmalıdır ve refah paylaşımını sağlamalıdır. Bunun için diyalog, güven ve saydamlık gerekecektir.”
 
Cape Town Üniversitesi’nden Profesör Carlos Lopes: “Afrika halihazırda cesur iklim eylemine öncülük eden birçok yeniliğin ön saflarında yer almaktadır. Son birkaç yıl içinde, Afrika kıtasında bir güneş enerjisi devriminin yanı sıra, toplu taşıma ve iklim riskleri sigortalama alanlarında da yeniliklere şahit olduk. İleride, doğru politikalar ve destekleyici teşvikler, ekonomimiz büyüdükçe yeni iklim ekonomisini yakalamamızı ve tamamından faydalanmamızı garanti altına alabilir: İstihdam yaratan ve insanların yoksulluktan kurtulmalarına yardımcı olan düşük karbonlu, iklime dayanıklı ekonomiler.
 
Avrupa İklim Vakfı (ECF) Yönetim Kurulu Başkanı Caio-Koch Weser: “İklim hikayesi temel olarak ekonomik bir hikayedir. Şimdi cesur adımlar atarsak, daha yüksek verimlilik, daha geniş toplumsal kapsayıcılık ve daha dayanıklı ekonomiler elde ederiz. Bu raporun ana mesajına özellikle Maliye Bakanları dikkat kesilmelidir: İklim eylemi 21. yüzyılın büyüme hikayesidir.”
 
Dünya Bankası CEO’su Kristalina Georgieva: “İklim değişikliği bize yapmamız gereken net bir seçim ortaya koyuyor. Bu raporun önerdiği cesur eylemi gerçekleştirmeliyiz ve 65 milyon yeni iş imkanı yaratan ve insanların temiz hava soluması ve sağlıklı ve üretken hayatlar yaşamasını sağlayan düşük karbonlu bir küresel ekonomiye acil olarak geçmeliyiz. Bunun alternatifi, özellikle gelişmekte olan ülkelerde, ekonomiyi, istihdamı ve hayatları yok edecek baz patikadır (BAU). Dünya Bankası Grubu ülkelerin akıllı seçimi yapması ve dayanıklılık ve düşük karbonlu dönüşüme yatırım yapmalarını desteklemektedir.”
 
Naina Lal Kidwai, Yönetim Kurulu Başkanı, Max Financial Services, Hindistan: “Tüm dünyada ivme kazanan yeni iklim ekonomisinin en heyecan verici örneklerinden bazılarına hızlı büyüyen ekonomilerde rastlanıyor. Hindistan küresel iklim eyleminin hızını belirleyen bir aktör olmanın yanı sıra, dünyanın en ufak karbon ayak izine sahip çimento şirketine ve enerji verimliliği alanında yeniliklere ev sahipliği yapıyor. Ancak Hindistan aynı zaman iklim değişikliği etkilerine karşı kırılgan olan milyonlar kişinin ülkesi ve bu riskler her geçen yıl artıyor ve şu anda eylem hızımızı azaltmayı göze alamayız.”
 
Norveç Girişim Konfederasyonu Genel Direktörü Kirstin Skogen Lund: “İş parayı takip eder ve artık para gün geçtikçe düşük karbonlu fırsatlara kayıyor. Hükümetlerin sağlayacakları net politika temelleriyle birlikte, bu rapor iklim iddialarını desteklemek için iş dünyasının güçlü ve dinamik faaliyetlerine nasıl ivme kazandıracağımızı gösteriyor.

Raporu okumak için: www.newclimateeconomy.report/2018/